Bileşik
Etkiler
Propolisin
tedavi edici özellikleri üzerine yapılan
çalışmaların çoğu içerdiği fenolik bileşenler
üzerine yoğunlaşmıştır (Flavanoidler ve kafeik
asit esterleri gibi fenolik bileşikler).
Araştırmalar, propolisin içerdiği aktif bileşeni
izole edip etkisini test etme üzerinedir.
Research has tended to isolate and test single
substances in propolis. Fakat, propolisde çok
sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan
bileşik etki, herbir bileşenin tek başına
oluşturduğu etkilerin toplamından daha fazladır.
Çalışmalar, propoliste bulunan flavanoidlerin
etkili anti-bakteriyal aktiviteye sahip olduğunu
göstermiştir, fakat izole edilip ayrılan
flavanoidler, propolis ekstraktına göre daha
düşük aktivite göstermiştir. Propolisin, bazı
antibiyotiklerle bileşik etki gösterdiği
gözlenmiştir. Bazı durumlarda, bakteri ve maya
üzerindeki etkileri 100 kat artmıştır.
Antibiyotik dirençli Staphylococcus ırklarında,
propolis ile birlikte alınan antibiyotiklerin,
bu direnci kırdıkları gözlenmiştir.
Antikanser Etkiler
Propolisin etanol ekstraktının
karaciğer ve mesanedeki kanserli hücreleri
dönüşüme uğrattığı ve gelişmelerini önlediği
bulunmuştur. Bu hücre öldürücü etkiyi sağlayan
maddeler, propolisten izole edilen quercetin,
kafeik asit ve clerodane diterpenoiddir.
Clerodane diterpenoid, tümör hücrelerine karşı
seçici bir öldürücü etki gösterir.
Propolisin, ayrıca, hamster
yumurtalık kanseri hücrelerini ve farelerdeki
sarcoma tipi tümörleri öldürücü ve hücre
bölünmesini durdurucu etkileri olduğu
bulunmuştur. Ayrıca, göğüs, cilt, kolon ve
böbrek kanseri hücreleri gibi insan ve hayvan
tümör hücre kültürleri üzerinde öldürücü etkisi
olduğu tespit edilmiştir. Bu etkileri oluşturan
bileşenin kafeik asit fenetil ester olduğu
belirlenmiştir.
Propolisden izole edilen
Artepillin C, insan mide kanseri hücreleri,
insan gırtlak kanseri hücreleri ve fare kolon
kanseri hücreleri üzerinde hücre öldürücü etki
göstermiştir. Kafeik asit esterlerinin farelerde
tümör oluşumunu kimyasal olarak engellediği
görülmüştür. Bu etki, kanserli hücrelerin
gelişimini sağlayan genler üzerindeki seçici
toksik etki ile gerçekleşmektedir.
Antioksidan Etkiler
Propolis içerisinde yoğun olarak
bulunan flavanoidler, çok güçlü
antioksidanlardır. Antioksidanlar, serbest
radikalleri sönümleme özelliğine sahiptirler,
böylece lipidleri korurlar ve C vitamini gibi
diğer bileşiklerin oksitlenmesini ve yıkılmasını
engellerler.
Aktif serbest radikaller, diğer
faktörlerle birlikte, kalp damar
rahatsızlıklarında, romatizma, kanser, diabet,
Parkinson ve Alzheimer hastalıklarında hücre
yaşlanması ve degradasyonundan sorumludurlar.
Oksidatif yıkım, karaciğer fonksiyonlarının
azalmasına sebep olur. Sıçanlar üzerinde yapılan
deneyler,propolis ekstraktının karaciğer
hücrelerini yıkıma karşı koruduğunu
göstermiştir.
Yara İyileştirici ve Doku Tamiri
Etkileri
Propolisin yanık yaralarının
iyileşmesi için çeşitli enzim sistemlerini,
hücre metabolizmasını, sirkülasyonu ve kolajen
oluşumunu tetiklediği ortaya konmuştur. Bu
etkiler propolisde bulunan arjininden
kaynaklanmaktadır. Fareler üzerinde yapılan
deneyler sonucunda, propolis ve aloe veranın
standart yara ürünleri olduğu tespit adilmiştir.
Sindirim
Sistemine Etkileri
Propolisin, mide ülserini
önlediği ortaya konmuştur. Bu etki de propolisin
flavanoid bileşenlerinden dolayıdır.
Cilt Hastalıklarına Etkileri
Propolisin,
mantar ve athlete’s foot gibi cilt
hastalıklarından sorumlu olan maya ve mantarları
etkili bir şekilde engellediği belirlenmiştir.
Bu organizmalara karşı etki gösteren propolis
bileşenleri, flavanoidler ve kafeik asit
türevleridir.
Ağrı Kesici Etkileri
Yapılan
çalışmalarda, propolis ekstraktının, yaygın
olarak kullanılan indomethacin adlı ağrı
kesiciyle eşdeğer özellikte olduğu
gösterilmiştir. Ağrının engellenmesinde, yine,
flavanoidlerin ve kafeik asitin rol oynadığı
belirlenmiştir.
Anestezik
Etkileri
Propolis ve bazı bileşenleri
anestezik etki göstermektedir. Tavşan
korneasında yapılan deneyler sonucunda,
propolisin, kokainden 3 kat, prokainden ise 52
kat daha güçlü anestezik etkiye sahip olduğu
ortaya konmuştur. Anestezik etkinin,
propolisteki, pinocembrin, pinostrobin ve kafeik
asit esterleri sayesinde gerçekleştirildiği
belirlenmiştir.
Bu anestezik etki, propolisin
neden yüzyıllardır boğaz ağrısı ve ağız
yaralarının tedavisi için kullanıldığını
açıklamaktadır. Dişçilik alanında propolisin
anestezik malzeme olarak kullanımı Avrupa’da
patentlenmiştir.
Bağışıklık
Sistemine Etkileri
Yapılan deneylerde propolisin
immün tepkiyi tetiklediği belirlenmiştir. Yakın
zamanda Japon araştırmacılar, propolis
ekstraktının, insanda, bağışıklık
fonksiyonlarına bağlı olarak makrofaj
aktivasyonu sağladığını göstermişlerdir.
Propolis sitokinleri oluşturan bağışıklık
hücrelerini aktive eder. Bu sonuçlar propolisin
anti-tümör etkisini açıklamaya büyük ölçüde
yardımcı olur.
Propolisin antikor
oluşumunu tetiklediği ortaya konmuştur. Bir
ABD-Polonya ortak çalışması sonucunda , antikor
üreten dalak hücrelerinde, kontrol hücrelerine
göre 3 kat daha fazla antikor üretildiği
bulunmuştur. 24 saat sonra enjekte edilen 2. doz
sonrasında etki daha da artmış, fakat daha
ileriki dozlarda etki azalmıştır.
Propolis ilave edilmiş BUK-628
Aujeszky hastalığı aşısı yapılan domuzlarda,
propolis ilave edilmeden yapılan aşılara göre 3
kat daha fazla antikor üretimi olduğu
saptanmıştır. Antikor üretimi 14 günde maksimum
düzeye ulaşmış 330 gün boyunca görülebilmiştir.
Propolis, ayrıca, dalaktaki lenf dokularındaki
ve lenf düğümlerindeki plazmasit üretimini de
arttırmaktadır.
Propolisin, bunların yanında, HIV–1
replikasyonunu engellediği ve immün tepkileri
düzenlediği belirlenmiştir. Yazarlara göre,
propolis, anti-HIV–1 ve immün sistemi
düzenleyici etkileri olan, toksik olmayan doğal
bir üründür.
6.1.11 Kalp-Damar Etkileri
Yoğunlaştırılmış propolis
ekstraktının, kan basıncını düşürdüğü,
sakinleştirici etki yarattığı ve serum glikoz
oluşumunu sağladığı bulunmuştur. Propolisde
bulunan dihidroflavanoidlerin kılcalları
kuvvetlendirdiği ve antihiperlipidemik aktivite
oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, propolisin,
karaciğeri alkole ve tetraklorüre karşı koruduğu
tespit edilmiştir.